Afet Risklerine Dayanıklı Kentler: Deprem, Sel ve İklim Krizi Planlaması

Deprem, sel ve iklim risklerine karşı dayanıklı şehirler mümkün. Elçi Planlama, afet odaklı kentsel planlama çözümleri geliştiriyor.

ŞEHIR PLANLAMA

Dara Elçi

10/27/2025

dayanıklı kent
dayanıklı kent

Her afet, aslında bize bir gerçeği hatırlatıyor:
Planlama hataları affetmiyor.

Türkiye’de deprem, sel, kuraklık ve heyelan gibi afetler artık olağanüstü olaylar değil; yaşamın bir parçası haline geldi.
Bu nedenle şehirlerin geleceğini planlamak, artık yalnızca büyümeyi değil, dayanıklılığı da planlamak anlamına geliyor.

Afet Odaklı Planlama Neden Gerekli?

Deprem kuşağında yer alan Türkiye’de yapı güvenliği kadar, yer seçiminden imar kararına kadar her detayın afet bilinciyle kurgulanması gerekiyor.
Ancak afet risklerini sadece mühendislik sorunu olarak görmek yetersizdir;
asıl çözüm, şehir planlaması ölçeğinde başlar.

Planlama aşamasında alınan doğru kararlar:

  • Yerleşime uygun olmayan alanların önceden belirlenmesi,

  • Doğal drenaj hatlarının korunması,

  • Ulaşım ve tahliye planlarının hazırlanması,

  • Kritik altyapıların (hastane, okul, enerji hatları) güvenli bölgelerde konumlanması
    gibi önlemlerle afetin etkisini en aza indirir.

Deprem Dirençli Kentlerin Temeli: Arazi Kullanım Planlaması

Deprem riskine karşı en etkili koruma, binayı değil zemini doğru seçmektir.
Planlama sürecinde;

  • Jeolojik-jeoteknik etütler,

  • Sıvılaşma ve fay hattı analizleri,

  • Yapı yoğunluğu ve kat sınırları,
    risk haritalarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Elçi Planlama olarak biz, her imar planında bu analizleri yalnızca teknik gereklilik olarak değil, insan güvenliğiyle doğrudan ilişkili bir karar olarak ele alıyoruz.

Sel ve İklim Krizine Uyumlu Şehirler

Son yıllarda artan aşırı yağışlar, sıcaklık dalgaları ve kuraklık, şehir planlamasında yeni bir dönem başlattı:
iklim dirençli kent planlaması.

Bu kapsamda planlamaya entegre edilmesi gereken çözümler:

  • Yağmur suyu toplama sistemleri ve yağmur bahçeleri,

  • Yeşil altyapı uygulamaları (yeşil çatılar, geçirgen yüzeyler),

  • Dere yataklarının yapılaşmaya kapatılması,

  • Göl ve akarsu tampon bölgelerinin korunması.

Bu yaklaşımlar, yalnızca çevresel değil; ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliği de destekler.

Yönetmelikler ve Kamu Politikaları

Türkiye’de afet riskine yönelik önemli mevzuatlar yürürlüktedir:

  • 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu

  • İmar Kanunu’nun afet önleme hükümleri

  • İklim Değişikliği Uyum Stratejisi ve Eylem Planı (2023–2030)

Ancak bu mevzuatlar, planlama kararlarıyla uyumlu hale getirilmediğinde etkisini kaybeder.
Gerçek dayanıklılık, kâğıt üzerindeki yönetmelikle değil, sahadaki uygulama ile başlar.

Bu nedenle yerel yönetimlerin, yapı denetim süreçlerini planlama verileriyle eş zamanlı yürütmesi büyük önem taşır.

Erken Uyarı Sistemleri ve Teknolojik Entegrasyon

Modern şehir planlaması artık sadece fiziksel değil, dijital altyapıya da dayanıyor.
Afet risk yönetiminde:

  • Sensör tabanlı su seviyesi izleme,

  • Deprem erken uyarı sistemleri,

  • Uydu ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS),

  • Veri temelli tahliye senaryoları
    ile kent güvenliği artırılabilir.

Elçi Planlama & Mimarlık olarak biz, CBS tabanlı analizlerle risk odaklı mekânsal kararlar üretiyor, afet senaryolarını planlama süreçlerine entegre ediyoruz.

Elçi Planlama Olarak Yaklaşımımız

Bizim için planlama yalnızca yapılaşma kararlarını düzenlemek değil;
insan yaşamını koruyan bir sistem kurmaktır.

Her planı, şu üç ilkeye dayanarak tasarlarız:

  1. Doğa ile uyumlu (ekosistem temelli planlama),

  2. Afetlere dayanıklı (risk analizli mekânsal kararlar),

  3. Toplumsal olarak kapsayıcı (herkes için güvenli yaşam alanı).

Çünkü afet sonrası yeniden inşa etmekten daha güçlü olan tek şey, önceden dayanıklı bir şehir kurmaktır.

📞 İletişim